• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • Hatay 18° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • ÖĞLE'YE 13:11

  • HABER GÖNDER

  • İDDAA PROGRAMI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AB ülkelerinin liderlerine mektup!

Son dakika haberlerine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB üyesi ülkelerin liderlerin ve AB kurumlarının başkanlarına bir mektup göndererek Türkiye\'nin Doğu Akdeniz konusuna yaklaşımını anlattı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB üyesi ülkelerin liderlerin ve AB kurumlarının başkanlarına bir mektup göndererek Türkiye’nin Doğu Akdeniz konusuna yaklaşımını anlattı

Son dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AB ülkelerinin liderlerine mektup! - Haberler AA

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) kurumlarının başkanlarına ve üye ülkelerin liderlerine birer mektup göndererek, Türkiye’nin Doğu Akdeniz konusuna yaklaşımını ve sorunların çözümüne yönelik önerilerini aktardı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) dışındaki AB üyelerine gönderilen mektupta, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-AB ilişkileri ve bu ilişkilerin ilerlemesinin Türkiye için her zaman öncelik taşıyan konuların başında geldiğini ve süreçle ilgili AK Parti iktidarı döneminde fazla önemli mesafeler katedildiğini anımsattı.

Türkiye-AB ilişkilerinde 60 yılı aşan zorlu sınamalar da yaşandığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Son dönemde, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler nedeniyle ilişkilerimiz yeni bir sınamayla karşı karşıyadır. Bu mektupla sizlere, Türkiye’nin Doğu Akdeniz konusuna yaklaşımını ve sorunların çözümüne yönelik önerilerini aktarmak istiyorum. Doğu Akdeniz politikamızın iki ana hedefi vardır. Birincisi, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının uluslararası hukuka müsait olarak, hakça ve adil biçimde sınırlandırılması ve kıta sahanlığımızdaki egemen adalet ve yetkilerimizin korunmasıdır. İkinci hedefimiz ise Kıbrıs Türklerinin Kıbrıs Adası’nın eşit ortağı olarak, Ada’nın hidrokarbon kaynakları üzerindeki eşit adalet ve çıkarlarının garanti altına alınmasıdır.

Bu hedeflerimiz çerçevesinde Türkiye, Doğu Akdeniz’in, tüm tarafların amel birliği yaptığı, hidrokarbon kaynaklarının hakça ve adil şekilde paylaşıldığı, sulh ve istikrarın hüküm sürdüğü bir amel birliği bölgesi olmasını arzu etmektedir. Kömür ve çeliğin AB’nin çıkış noktasını oluşturduğu gibi, hidrokarbonun Kıbrıs’ta çözüme ve aka AB’nin oluşumuna temel oluşturmasını diliyoruz.”

“GERGİNLİĞİN SORUMLUSU TÜRKİYE DEĞİL”

Doğu Akdeniz’de devam eden gerginliğin müsebbibinin Türkiye değil, Yunanistan ve GKRY olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün geldiğimiz duruma, Yunan-Rum ikilisinin Türkiye’yi ve Kıbrıs Türklerini yok saymaları, biricik yanlı adımlar atmaları, oldubittiler yaratmaları ve AB’nin buna 2003 yılından beri seyirci kalması yol açmıştır. Kıbrıs meselesi çözülmeden AB’ye üye yapılan GKRY, Kıbrıs Türklerini yok sayarak 2003, 2007 ve 2010 yıllarında komşu ülkelerle deniz sınırı anlaşmaları yapmış, 2007 yılında ruhsat sahaları belirlemiş, uluslararası ihaleler açmış ve 2011 yılında ilk sondajını gerçekleştirmiştir.” ifadelerini kullandı.

Yunanistan’ın GKRY ile birlikte, Türkiye’yi Antalya körfezine hapsetmeyi hedefleyen, maksimalist deniz sınırı iddialarını (Sevilla Haritası) AB’yi kullanarak Türkiye’ye kabul ettirmeye çalıştığını, bu sınırların milli ve AB’nin hariç deniz sınırları olduğunu iddia etttiğini kaydeden Erdoğan mektubunda, “Yunan/Rum ikilisi bunlarla da yetinmeyerek, Türkiye ve Kıbrıs Türklerine karşı Doğu Akdeniz Gaz Forumu adı altında bir mekanizma teşkil etmiş, ayrıca bölge ülkeleriyle Türkiye karşıtı üçlü ve dörtlü işbirliği mekanizmaları kurmuştur. Türkiye ise Doğu Akdeniz’de hem kendi hem de Kıbrıs Türklerinin haklarını korumak için diplomasiye ağırlık vermiş, ancak diyalog ve amel birliği çağrılarımız sonuç vermeyince, sahadaki adımlarını 7 yıl bekledikten sonra 2018 yılında atmaya başlamıştır.” değerlendirmelerine yer verdi.

“HAKSIZ VE ADALETSİZ”

Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının uluslararası hukuka uygun, hakça ve adil şekilde sınırlandırılmasını savunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, satşöyle devam etti:

“Bu amaçla Yunanistan ile ön koşulsuz olarak diyaloga amade olduğumuzu bir kere daha vurgulamak isterim. Bu çerçevede gerginliğin azaltılması için NATO Genel Sekreteri’nin deniz ve hava unsurlarını ayrıştırma girişimine de başından itibaren destek verdiğimizi dikkatinize getiririm. Diğer taraftan Kıbrıs Türkleri ile Kıbrıs Rumlarının, yıkılan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ortak kurucuları ve Ada’nın ortak sahipleri olarak hidrokarbon kaynakları konusunda, hakça gelir paylaşımı iç bir amel birliği mekanizması tesis etmeleri gerekir. Böyle bir amel birliği mekanizmasının kurulması için, Kıbrıs meselesinin çözümünü beklemeye gerek yoktur. Zira Ada’daki her iki yan da, belirlediği ruhsat sahalarında uluslararası petrol şirketleri aracılığıyla faaliyet göstermektedir. Bu faaliyetlerin durmasına veya devam etmesine ancak Ada’daki iki kamu beraber karar vermelidir.

Ayrıca, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Türkleri iç tüm tarafları bir araya getirecek, kapsayıcı bir enerji amel birliği forumu kurulmasının son radde yararlı olacağına inanıyorum. Türkiye bu yönde atılacak adımlara her türlü desteği vermeye hazırdır.

AB’nin bu düşüncelerimize destek vermesini, namzet ülke Türkiye’ye karşı takındığı yanlı tutumu terk etmesini, Yunanistan’ın ve GKRY’nin maksimalist tezlerine koşulsuz, haksız yere destek vermemesini temenni ediyorum. AB’nin ülkeme karşı aldığı bu yanlı tutum, AB müktesebatına ve uluslararası hukuka aykırıdır. Bu yanlı tutum çözümü zorlaştırmakta, gerginliği arttırmakta ve Türkiye-AB ilişkilerine, birçok alandaki ortak menfaatlerimize ziyan vermektedir. Bizim AB’den beklentimiz tarafsız kalması, herkese eşit davranması, diyalog ve amel birliğini desteklemesidir. Yukarıda bahsettiğim adımlar atılmadan Türkiye ve Kıbrıs Türklerinden Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon faaliyetlerini durdurmalarının istenmesi, haksız ve adaletsiz bir taleptir.”

“MAKSİMALİST TALEPLERE BOYUN EĞMEDİK”

Öte yandan bu konuda Temmuz ayı sonunda AB Dönem Başkanı Almanya’nın ricası üzerine Türkiye’nin sergilediği iyi niyetli tutuma, Yunanistan’ın 6 Ağustos’ta Mısır’la imzaladığı sınırlandırma anlaşmasıyla karşılık vermesinin güvensizliği artırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mektubunda şu ifadelere yer verdi:

“Doğu Akdeniz ülkeleri hidrokarbon programlarını ve faaliyetlerini hızla devam ettirirken, Türkiye’ye karşı şer ittifakları sürerken, Kıbrıs Türkleri yok sayılırken, Doğu Akdeniz’de en uzun kenar şeridine sahip Türkiye’nin kendi karasularına hapsolmasını kimse beklememelidir.

Biz diyalog ve amel birliğine her zaman amade olduk. Bize AB üzerinden empoze edilmeye çalışılan maksimalist taleplere de boyun eğmedik. Hiçbir ülkenin hakkında gözümüz yok. Ancak hem kendi haklarımızı, hem de garantör ülke olarak, Kıbrıs Türklerinin haklarını koruduk ve korumaya devam edeceğiz. Doğu Akdeniz meselelerine adil ve barışçıl bir çözüm bulabilmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bunun için amel birliği ve diyalog desteklenmeli, mevcut krizi daha da ağırlaştıracak adım ve kararlardan kaçınılmalıdır.

Bizim samimi arzumuz, 18 Mart Mutabakatı’nın günün koşulları da dikkate alarak güncellenmesi ve Türkiye-AB ilişkilerinin tüm yönleriyle, ortak çıkarlarımız doğrultusunda aşama aşama ilerletilmesidir. Bunun yolunun ise yasa dışı göç, terörizm, ticaret, enerji gibi pek fazla farklı alanda ilişkilerimizin müşterek çıkarlarımız için taşıdığı hayati önemin farkında olmaktan geçtiğine inanıyor, bu amaca yönelik değerli desteğinizi bekliyorum.”

 

0 0 0 0 0 0
    YORUMLAR

    En az 10 karakter gerekli

    Sıradaki haber:

    Sıcaklıklar 7 derece düşüyor, Karadeniz’de sağanak var !

    Hızlı Yorum Yap

    0 0 0 0 0 0
    sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
    5.375.593

    VAKA

    5.237.731

    İYİLEŞME

    49.236

    ÖLÜM

    137.862

    AKTİF VAKA

    sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
    178.424.674

    VAKA

    116.355.333

    İYİLEŞME

    3.864.442

    ÖLÜM

    62.069.341

    AKTİF VAKA

    Yazarlar
    Video
    Galeri

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

    Hatay Kulis Haber Sitesi'e üye olun

    Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

    Hatay Kulis Haber Sitesi'e giriş yapın

    Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.